Safeviye

Safeviye Tarikatı

 

Safeviye veya Safevî Tarikatı, 14. yüzyılda İranî mistik Safiyüddin İshak tarafından Güney Azerbaycan Erdebil'de kurulmuş Türk Sufi tarikat. Döneminde Doğu Anadolu, İran Azerbaycanı ve Güney Kafkasya'da büyük siyasî önem taşımış bu İslamî tarikat, 16. yüzyılın başında kurmuş olduğu ve tarihte ilk kes Şii Onikiciliğini resmî mezhep gibi kabul etmiş Safevî Devleti ile tanınmıştır[1].

 

Safeviler adını ataları Şeyh Safiyüddin İshak-ı Erdebili’den alır. 1252 yılında doğan Ebul Feth Şeyh Safiyüddin İshak-ı Erdebili’nin soyu on iki imamların yedincisi olan İmam Masa Kazım’a dayanır.[2] Şeyh Safi’nin babası Firuz Şah Sincar’dan Erbil’e göç etmiş ve bundan dolayı, Şeyh Safi, Erdebilî sonadını almıştır.[3]

 

Erdebil'de büyümüş olan Safiyüddin İshak, Şiraz gezintisinden sonra Gîlân'da yerleşmiş ve burda Şeyh Zahid-i Gilânî'nin müriti olmuştur. Daha sonra Zahid'in kızı ile evlenerek Zahidiyye Sufi tarikatının baş müriti olan Safiyüddin, 1291'de Şeyh Zahid'in ölümünden sonra tarikatın başına geçmiştir[4]. O zamandan beri, tarikat Safeviyye olarak tanınmıştır.

 

Şeyh Safi vefat edince (1334) yerine oğlu Sadreddin Musa posta oturmuş, Sadrettin Mûsa zamanından itibaren Osmanlı padişahları her yıl, Erdebil’e çerağ akçesi adı altında kıymetli hediyeler göndermeye başlamışlardı.[5]

 

Sadrettin’nin vefatından sonra (1392) oğlu Hoca Ali posta oturmuş, bu görevi 37 yıl sürdürmüştür. Hoca Ali Timur ile görüşerek, Şam’daki Yezidileri kırdırtmış, köyleri ve arazileri vakıf olarak Safevilere bağışlatmıştır. Timur’un Anadolu’dan getirttiği 30 bin kadar esiri müritleri arasına katmıştır.[6]

 

Safevi tarikatı, muhtemelen Hoca Ali’nin zamanında Anadolu’ya yayılmıştır. Yaygın olan kanıya göre, Hoca Ali, Safevî tarikatını Bursa’da bir aralık ekmek satarak geçindiği için “Somuncu Baba” lakabıyla tanınan Kayserili Şeyh Hamid-i Veli vasıtası ile Anadolu’ya sokmuştur. Hoca Ali hacdan dönüşte uğradığı Kudüs’te vefat etmiştir, yerine oğlu Şeyh İbrahim keçmiş, onun da vefatının ardından, Şeyh Cüneyt tarikatın başına geçmiş.

 

Şeyh Cüneyt'in tarikat başkanlığı döneminde, Karakoyunluların koruması altında olan Safeviler büyük sayıda Azerbaycan ve Anadolu Türklerini Şiiliğe çevirmeye başlamışlar[7]. Bu Şii Türkler genelde başlarına kırmızı şapka giydikleri için, tarihi kızılbaş adını almışlar[7].

 

Şeyh Cüneyd, posta oturuncaya kadar Erdebil Şeyhleri siyasetle ilgilenmez sadece dinsel işlerle uğraşırlardı. Bunun için hükümdarlardan bile saygı görürlerdi. Fakat Şeyh Cüneyd Safevi Şeyhi olunca dinsel otoriteden güç alarak hükümet kurma hevesine kapıldı.[8] Bundan sonra Şeyh Cüneyt'in etrafında toplanan müritler savaş etmek için silahlanmaya başladı.

 

Kaynakça

1.^ Uğur, Ahmet (1989). Yavuz Sultan Selim (Türk dilinde), 45, Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü. “Bu hanedan adını Safavi tarikatı reisi Şeyh Safiyüddin İshak'dan almaktadır.”

2.^ Abdulbaki GÖLPINARLI, 1991, Yüz Soruda Türkiye’de Mezhepler ve Tarikatlar, Ensariyan Yay., s. 231-232

3.^ Fauk SÜMER, Safevî Devleti’nin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü, TTk Yay., s.1-2

4.^ Çiçek, Kemal; Kuran, Ercüment; Göyünç, Nejat; Ortaylı, İlber (2000). The Great Ottoman-Turkish Civilisation: Politics (İngiliz dilinde). Yeni Türkiye. ISBN 975-6782-18-8, ISBN 978-975-6782-18-7.

5.^ Walter HİNZ, Uzun Hasan Ve Şeyh Cüneyt, XV. Yüzyılda İran’ın Milli Bir Devlet Haline Yükselişi, TTK yay., s. 7

6.^ Walter HİNZ, Uzun Hasan Ve Şeyh Cüneyt, XV. Yüzyılda İran’ın Milli Bir Devlet Haline Yükselişi, TTK yay., s. 9

7.^ a b Goldschmidt, Arthur (2002). A concise history of the Middle East (İngiliz dilinde), 142, Westview Press. ISBN 0-8133-3885-9, ISBN 978-0-8133-3885-9. “Under the leadership of Shaykh Junayd (d. 1460) and the protection of the Black Sheep Turcomans, the Safavids began converting the large number of Turks in Azerbaijan and Anatolia to Shi'ism. These Shi'i Turks came to be called Kizilbash (red heads) because of their distinctive headgear.”

8.^ Uzunçarşılı, İ.Hakkı. Osmanlı Tarihi Cilt II, Ankara, T.T.K Yayanı, 1949.

Ek Bilgi