Şiilik

Şiilik

Şiilik veya Şia (Arapça: الشيعة, Farsça: شیعه), İslam'daki zümrelerden biridir. Bu zümrenin mensuplarına Şiî veya Şia denir. Son zamanlarda, Türkiye'de Şiilik sözcüğü, Şii akımlarının sırf bir tanesi olan Caferilik ile eş anlam tasımış bir hale gelmiştir, halbuki Şiilik veya Şia tarifesi "İslamiyette Ali'ye yandaş olan kimseler."[1] olarak geçiyor.

Etimoloji

 

"Şia" terimi "takipçiler" veya "izdeşler" anlamına gelen Arapça شيعة kelimesinden gelmektedir. Tarihteki kullanım "Şiat-ı Ali" yani "Ali'nin takipçileri" anlamına gelen شيعةعلي ifadesinin kısaltılmış formudur. Sünni ve Şii kaynaklar terimin Muhammed'in ölümünü takip eden yıllarda kullanılmaya başlandığı konusunda hemfikirdirler.

Kollar

Şiilik akımı değişik fikirler barındırmaktadır. Şiilerin ortak noktası, Muhammed'in ölümünden sonra, halifeliğin (İmamet) sırf onun soyundan (Ali ile başlamak üzere) gelen insanlara ait olduğunu kabul etmektir.

Şiiler arasında, İmamet hakkında farklı görüşler vardır, ve bu yüzden Şiilik genel olarak üç kategoriye sınıflandırılıyor:

Beşçiler veya Zeydiler

 

Zeydiler, Muhammed'den sonra İmamların sıralamasını şu şekilde olduğuna inanırlar: İmam Ali, İmam Hasan, İmam Hüseyin, İmam Zeynel Abidin ve İmam Zeyd.

Deyleman ve Teberistan bölgesinde 864 yılında kurulup, 928 yılına kadar süren Devlet ilk Zeydi devletidir. Tarihte değişik Zeydi inançları ortaya çıkmış, fakat günümüzde Zeydilerden sırf bir inanç grubu varlığını sürdürüp, en yoğun olarak Yemen'de yaşarlar.

Yediciler veya İsmaililer

 

İsmaililere göre, İmamet sıralaması şöyledir: İmam Ali, İmam Hüseyin, İmam Zeynel Abidin, İmam Muhammed Bakır, İmam Cafer Sadık, İmam Ismail.

İsmaililerin bir çok kolu ve inanç grubu vardır. Bunlar İmamet hakkında çok değisik fikirleri savunmaktadır. Kimilerde, İsmail'in son İmam olduğuna inanılırken, başka İsmaili grupları, İmamlığın İsmail'in soyundan gelen kişiler ile günümüze kadar devam ettiğine inanırlar. Tarihte Fatımiler İsmaili devletidir. İsmaililer, Safeviler dönemine kadar, dünya Şiiliğin çoğunluğunu oluşturmaktaydı. Günümüzde İsmaililer özellikle Hindistan, Pakistan, Afganistan, Tacikistan coğrafyalarında ve Suriye'de yaşamaktadırlar.

Onikiciler veya İsnaaşeriyyeciler

On ikicilere göre İmamet sıralaması şöyledir: İmam Ali, İmam Hasan, İmam Hüseyin, İmam Zeynel Abidin, İmam Muhammed Bakır, İmam Cafer Sadık, İmam Musa Kazım, İmam Ali Rıza, İmam Muhammed Taki, İmam Ali el Naki, İmam Hasan Askeri, İmam Muhammed Mehdi. Onikiciler, Safevi döneminden beri ve günümüzde de dünya Şii gruplarında çoğunluktadırlar. Onikici olan birçok inanç bulunmaktadır. Bunların en yaygını olan Caferilik olarak tanınan mezheptir. Bunun dışında Nusayrilik, Bektaşilik, Ehl-i'Hak, Malang, Nurbakşi tarikatı vs. gibi inanışlar da Onikicidir. Fakat Caferiler, Caferilik mezhebinden başka hiç bir mezhebin Şii olduğunu kabul etmez, diğer onikici inanışların İslam dışı olduğuna inanır. Şii mezhebi olan Zeydi mezhebini müslüman saymakla beraber hak bir mezhep olmadığına inanır.

12 İmam

1.Ali bin Ebu Talib (600–661), "Emir ül-Mü'minin" olarak da bilinir

2.Hasan bin Ali (625–669), Hasan al Mücteba olarak da bilinir.

3.Hüseyin bin Ali (626–680), Husayn al Şehid, veya Şah Hüseyin, veya Husayn al Şaheda olarak da bilinir.

4.Ali bin Hüseyin (658–713), Ali Zeynel Abidin olarak da bilinir.

5.Muhammed bin Ali (676–743), Muhammed el-Bakır olarak da bilinir.

6.Cafer bin Muhammed (703–765), Cafer-i Sadık olarak da bilinir.

7.Musa bin Cafer (745–799), Musa el-Kâzım olarak da bilinir.

8.Ali bin Musa (765–818), Ali er-Rıza olarak da bilinir.

9.Muhammed bin Ali (810–835), Muhammad el-Cevad olarak da bilinir. Taki olarak da bilinir.

10.Ali bin Muhammed (827–868), Ali Naki, veya El-Hâdî olarak da bilinir.

11.Hasan bin Ali (846–874), Hasan el-Askeri olarak ta bilinir.

12.Muhammed ibn Hasan (868—), Muhammed Mehdi olarak da bilinir. Şii inancına göre halen kayıp (Gaiba) ve kıyamet yakılaşınca ortaya çıkacaktır.

Türkiye'de yaşayan Şii grupları çoğunlukla Aleviler, Nusayriler ve Caferilerdir.

Dağılım

 

Şiiler, İslam dinine mensup 1.5 milyar insanın[2] , yaklaşık olarak 160 milyonunu temsil ederek , İslam aleminin %10.3 ünü oluşturmaktadırlar. İran, Azerbaycan, Bahreyn, Irak ve bir olasılıkla Yemen'de nüfusun çoğunluğunu ayrıca Lübnan'ın da önemli bir kısmını oluşturmaktadırlar.

Şiilik, İran'ın %89'u[3], Azerbaycan'ın %85'i[4], Irak'ın %60-%65[5], Yemen, Bahreyn, Katar, Türkmenistan, Türkiye'nin %25 [6] ve Lübnan'da mevcuttur. Ayrıca Suudi Arabistan'ın %10'u. , Pakistan'ın %20'si[7] ve Afganistan'ın %19'u[8] Şiidir.

Caferi Şiiliği’nde ve Sünnilik’te Sünnet ve Hadis [değiştir]

NOT: Alttakı yazılardaki "Sünnilik" sözcüğü, sadece Sünniliğin 4 hak mezhebi olarak tanınan mezhepler için geçerlidir. Sünnilik Muhammed'in sünnetini takip edenler anlamına gelmekteyse de bu durum Caferi Şiilerin sünneti veya hadisi dinin kaynakları arasında saymadıkları anlamına gelmemektedir. Caferiler peygamberin "gerçek" sünnetini takip ettiklerini çünkü peygamberin soyundan gelen kimselerden bu sünneti aldıklarını savunmaktadırlar. [1]

Bunun sonucu olarak Caferilik ve Sünnilik kayıtlı şihafi gelenek veya hadislere farklı yaklaşmaktadır. Caferi inancına göre Şiilik ve Sünnilik arasındaki ayrım peygamberin vefatıyla bir kısım müslümanların Ali'nin önderliğini (hilafet) benimsemesiyle diğerlerinin ise güçlü bir şekilde Ebu Bekir'i desteklemesiyle birlikte başlamıştır. Şiiler Ali'ye hilafetin Gadir Hum'da verildiğine ve bu olayın kendilerinin de benimsedikleri güvenilir kaynaklarda bulunduğuna inanmaktadırlar.

İslam hukuku kısmen hadise dayalı olduğundan Caferi Şiiligi Sünni hadis kaynaklarından bazılarını Sünniliğin de Şii hadis kaynaklarından bazılarını reddetmeleri her iki grubun kabul ettiği İslam hukukunda da farklılıklar doğmasına neden olmuştur. Örneğin Şiilik ve Sünnilik Cuma namazını kılmalarına karşın namaz vakitlerinde farklılıklar vardır. Yine Caferilerde uygulayageldikleri geçici nikah (Mut'a Nikahı) Sünnilik tarafından dinde bir zamanlar gerçekleştirilmekle birlikte daha sonra Peygamber Muhammed tarafından tümüyle uygulamadan kaldırıldığına inanılmaktadır. Fakat Caferiler bunun Ömer tarafından kaldırıldığını özelllikle sünni kaynaklarından ispatlamaktadır ve peygamber zamanında kabul görülen bir şeyin kaldırılmasını uygun görmemektedir. Binâenaleyh peygamberin doğru gördüğü kıyamete kadar doğru, yanlış gördüğü ise kıyamete kadar yanlıştır.

Caferi Şiası için sünnet Peygamber Muhammed'den aktarılan sözlü gelenek olduğu kadar İmamlardan da aktarılanları kapsamaktadır. Şia dünyada Tabatai'nin deyimiyle "Şia dünyada en güvenilen ve benimsenen hadis" külliyatı Kuleyni'nin "Al-Kafi"sidir. Dörtbin hadisin bulunduğu bu kaynak kitap Sünniler tarafından güvenilir bulunmadığı için kullanılmamaktadır.

Şiilerin güvenilir kabul ettiği diğer hadis kaynakları ise;

İbn-i Babeveyh el-Kummi'nin "Men Lâ Yehduruhül Fakih" (Bir Fakihin Ortaya Koyduğu Şeyler)

Ebu Cafer et-Tusi'nin "El-İstibsar" ve "Tehzib'ul Ahkam" kitaplarıdır, hadis ve her dalda zengin kaynaklara sahiptirler. Fakat bunların çoğu mezhebi taassuplar sebebiyle diğer mezheplerce tanınmamış okunup araştırılmamış olduğu kanısı akademisyenler nezdinde yaygın kanaattı

Sünnilik - Şiiliğin ayrılışı

Ali bin Ebu Talib betimlemesi. Şii İslam inancında Ali'nin çok özel bir yeri vardır ve Şii amentüsünde bulunan imamet anlayışına göre Muhammed öldüğünde yerine imam olması gereken kişi Ali'dir ve imamet Ali'nin soyundan devam eder.

Sünni ve Şii ayrımı Muhammed'in 632 tarihinde vefatıyla birlikte başlamıştır. Yaşadığı sürece peygamber kimliğinin yanı sıra siyasi önder vasfını da kendisinde bulunduran peygamberin artık hayatta olmayışı müslüman toplumu yeni önderin kim olacağı sorusuyla karşı karşıya bırakmıştı. Sakife denilen yerde toplanan bir grup müslüman hilafete Ebu Bekir'i seçmiş daha sonra Şii olarak adlandırılacak olan Ali taraftarı bir grup müslüman da Muhammed'in damadı olan Ali'nin bu göreve daha layık olduğunu ve Ebu Bekir'i seçen grubun hak yoldan saptığını düşünmüştü.

Peygamberin vefatının üzerinden yaklaşık otuz yıl geçtikten sonra İslam toplumu ilk iç savaşı yaşamıştır. Bu savaş müslümanların üç grubunu birbirinden kesin olarak ayırmıştır.

Sünniler Sünnilik - Sünniler ilk dört halifenin (Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali) Kur'an ve Sünnet'e uygun hak yöneticiler olduğuna ancak sonradan gelen çoğu halifenin önceki halifelerin standartlarına uymakta başarısız olduğuna inanmaktaydılar. Ancak ilk halifeler kadar başarılı olamadıysalar da Sünni ulemaya müslümanlar sonradan gelen otoritelere de itaat etmeleri gerekliydi.

Miras sorunu

 

Şii'lere göre Muhammed'in dul eşlerinin yanı sıra Ali ve Fatıma'nın da, Ebu Bekir'in hilafetinden hoşnutsuz olmalarının bir başka nedeni daha vardı [9]. Muhammed vefat ettiğinde geride önemli miktarda arazi ve mal varlığı bıraktı. Bunların en meşhuru tartışmaların da odağında olan Fedek Arazisi'dir. Ebu Bekir'e göre bu mal ve araziler peygamber tarafından halkın yararına idare ediliyordu ve dolayısıyla devlete aitti. Ali ise "Muhammed'e gelen veraset ile ilgili vahiylerin peygamber'in mirasını da kapsadığını" iddia ederek bu duruma karşı çıkıyordu. Zira Kur'an'da vefat eden bir kişinin mirasının nasıl pay edileceği izah edilmektedir. Şiilere göre Ebu Bekir, Muhammed'in dul eşlerine devletten maaş bağlamış ancak Muhammed'in kanından olan Ali, Fatıma ve İbn Abbas'a o kadarını bile vermemişti.

Eşi Fatıma'nın ölümünden sonra Ali Fatıma'nın peygamber'in mirasından payını almak için tekrar başvurdu ancak başvurusu aynı nedenlerle bir kez daha reddedildi. Bununla birlikte Ebu Bekir'den halifeliği devralan Ömer, Medine'deki arazileri Muhammed'in kabilesi Haşimoğulları adına Ali ve Abbas'a verdi; Hayber ve Fedek Arazisi'ni ise devlet malı saydı (Madelung, 1997 s. 62). Şii kaynaklarına göre bu durum Muhammed'in soyundan olanlara (Ehl-i Beyt), baskıcı halifeler tarafından yapılan haksızlıkların bir başka örneğidir [10]

Caferi Şiiliğin öğretisi

 

İmanın Şartları (Usūl al-Dīn)

 

Tevhid (Birlik): Allah´ın Bir oluşu

Adalet : Allah´ın adil oluşu

Nübüvvet (Peygamberlik): Allah´ın tüm insanlığa dini öğretmek için mükemmel ve yanılmaz peygamberler atadığı.

İmamet (Liderlik): Allah´ın insanlığa rehberlik edecek belirli liderler atadığı

Mead (Kıyamet,Hüküm Günü): Allah´ın kıyamet günü insanları dirilteceği

İslamın Şartları (Furū al-Dīn)

Namaz : Günde 5 kez üç ezan ile icra edilen ibadet

Oruç : Ramazan ayında oruç tutmak. Şiilikte günbatımı, güneşin tam batımı anlamına geldiği için Sünnilerinkine göre birkaç dakika gecikir.

Hac : (Pilgrimage) Mekkedeki Kabe bölgesinde hac ibadetinin gereklerini yerine getirmek. Şiilikte Hac bittikten sonra Medine'deki Muhammed'in mezarı ve imamzadeler ziyaret edilir. Bunun dışında Necef'teki İmam Ali Türbesi ve Kerbela'daki İmam Hüseyin Türbesi, Onikicilikte Meşhed'deki İmam Ali Riza Türbesi gibi imamzadeler ziyaret edilir.

Zekat : Fakirlere dağıtılmak üzere belirli gelir grubuna sahip insanların gelirinden yaptığı yardım.

Hums :(Beşte Bir) Bazı malların dini vergisini dinde belirlenen yerlere vermek mesela fakirlere ve seyyidlerin fukerasına vermek.

Cihad (Mücadele) : Allah adına mücadele etmek. Cihad iki türlüdür. İlki insanın yaşamının her aşamasında iyiyi yerine getirmek adına nefsiyle verdiğidir ki buna "Büyük Cihad" denir ikincisi de "Küçük Cihad" denilen kişinin dışında olan kötülüklerle mücadelesidir.

Emr-i Bil Maruf : İyiliği emretmek

Nehyi Anil Münker : Kötülükten sakındırmak

Tevella : Ehl-i Beyti ve onların takipçilerini sevmek

Teberra : Ehl-i Beyt'in düşmanlarından kişinin tüm ilişkisini kesmesi

Şiilik ile Sünnilik arasındaki anlayış ve uygulama farkları

 

Şiiler, Muhammed'den sonra hilafet'in Ali ve soyuna ait olduğunu savunur ve sünnilerin meşru ve dince makbul kabul ettikleri ilk üç halife (Ebu Bekir, Ömer ve Osman'ın) hilafeti Ali'den gasp ettiklerine inanırlar. Yezid'in babası Muaviye konusunda ise bir ayrılık vardır. Şiiler Yezid hakkındaki görüşlerin benzerini Ali'nin hilafetine karşı çıktığı için Muaviye için de sürdürürler ancak Sünniler Muaviye'nin bir "ictihad" yaptığını ve ictihadında yanılsa bile Kur'an'ın vahiy katibi ve peygamberin eshabından olduğu gerekçesiyle hakkında kötü ifadede bulunmaktan kaçınırlar. Şiiler ise peygamberin sahabesinden olmasının daha sonra yaptığı çirkinlikleri örtemeyeceğini anlatmaktadırlar.

Sünnilere göre iktidar siyasi bir meseledir. Peygamberi bile ilgilendirse dahi bir soy meselesi olarak değil, ümmetin kendi içinde istişare ile çözeceği bir konu olarak görülür ve genellikle "devlet başkanına itaat" kültürü hakimdir, Peygamber ve akbinden gelen raşid halifeler hem devlet başkanı idiler hem de imam. Onlardan sonra bu görevlerin ayrıldığından söz edilebilir. Şiilerde ise iktidar inanç meselesidir ve meşru siyasi lider aynı zamanda ruhani liderliği de elinde bulunduran Ali ve soyundan gelen imamlara aittir. Caferi şiasında kıyamete kadar gizli kalan Mehdi dahil 12 imamın günahsız olduğuna, "Peygamberlik vahyi alma" hariç, "günahsızlık" ve benzeri konularda peygambere benzediğine inanılır.

Küçük yaşta gaip (saklı) olan 12. imamın ölmediğine ve halen hayatta olup kurtarıcı (mehdi) olarak tekrar geri döneceğine inanırlar. Sünniler ise Mehdi'nin henüz dünyaya gelmeyen Muhammed'in soyundan birisi olacağına inanırlar [kaynak belirtilmeli].

Tehlike anında inancı saklamanın (takiyye) caiz olduğuna inanırlar.

Muta nikahının (belirli bir süreyle sınırlandırılmış evlilik) sünnilerin kabullenmemesinin aksine dinen uygun (caiz) olduğuna inanırlar. Şiilere göre bunun peygamber zamanında yapılması uygun görülmüş, Kur'an-ı Kerim'de de onaylanmıştır. Anadolu da Türk şiilerinde de bu nikah vardır. Ancak Zaza ve Kürt şiilerinde bu uygulama olmamasına rağmen kabul edilir.

 

Alevilik ve Şiilik

 

Aleviliğin, Şiiliğin bir kolu mu, yoksa başlı başına bir mezhep mi olduğu konusu Aleviler arasinda tartışılan bir konudur. Şiilik, İslamiyet'in Sünnilikten sonra dünyada en çok mensubu olan ikinci zümresidir. Bununla birlikte Batılı kaynaklarda Alevilik, genellikle bir Şii inanci olarak ya daTürk veya Osmanlı Şiiliği olarak tanımlanır.Türkiyedeki şiilere alevi denir.[11] Bazı araştırmacılar ve Batı'lı teologlar ise, Şiiliğin fıkıh mezheplerinden Caferiliği'ni benimseyen İslam inancının Anadolu'daki tasavvuf uygulaması Alevilik olarak adlandırılır. Türkiye ve Türkiye dışını kıyasladığımız zaman, Türkiye Türkleri arasında yaşayan "Şiilik" tarifesinin Türkiye dışındaki "Şiilik" tarifesine benzemediğini görüyoruz. Türk sözlüklerindeki "Şiilik" tarifesi ne kadar Türkiye dışındaki tarifeye benziyorsa da, halk arasında "Şiilik" teriminin "Caferi mezhebi"nin bir diğer adı olarak anlamlandırılır. Bunun nedeni tartışılması ve araştırılması gereken bir konudur. Türkiye'de Şiilik teriminin Caferi mezhebi ile eş anlamlı kullanılmasından dolayı, Alevilerin bir kısmı doğal olarak da kendilerini Şii saymazlar. Fakat Alevilerin en kutsal eserlerinden olan Buyruk'ta, Şii sözcüğünün "Ali yandaşı" veya "Ali yolcusu" şeklinde bir tanımlama mevcuttur.Alevilere benzerlik gösteren inanış grupları ise Şiilik terimini Türkiye dışında varolan Şii tarifesine uygun olarak, "Ali yandaşlığı" olarak tanımlarlar ve dolayısıyla da kendilerini de Şii olarak görürler (İran Ehli Hak'lari, Suriye Nusayri'leri, Arnavut Bektaşi'leri ve Nizari İsmaililer bunun örnekleridir). Türkiye ve Suriye'deki Aleviler, bu ülkelerdeki Şii nüfusun çoğunu oluştururlar. Türkiye'de heterodoks Şii olarak tanımlanan Alevilerin yanı sıra bazı yerleşim birimlerinde Ortodoks Şiiler de yaşamaktadır

Caferi Şiiliği'nde önemli günler

 

18 Zilhicce: Gadir Hum'da Muhammed'in Ali'yi halife tayin ettiği gün

13 Recep: Ali'nin doğum günü = Mevlit

3 Şaban: Hüseyin'in doğum günü = Mevlit

11 Zilhicce: Ali er-Rıza'nın doğum günü = Mevlit

15 Şaban: Mehdi'nin doğum günü = Mevlit

10 Muharrem: Aşura

19 - 21 Ramazan: Ali'nin yaralanmasından vefatına kadar)

28 Safer: Muhammed ve Hasan'ın vefatı

25 Şevval: Cafer-i Sadık'ın vefatı

13 Cemaziyelevvel

 

Şii mezhep ve tarikatları

 

Caferilik (Onikicidir): 12 İmam'a Muhammed'in hak vasi ve halifeleri ve Allah'ın masum evliya ve huccetleri olarak inanan Şia'nın esas ve yaygın olan ana koludur yani özüdür.

Keysanilik: Ali'nin oğullarından Muhammed bin Hanifiyye'yi kabul eden kol.

Zeydilik (Beşcidir): 5. İmam olarak Zeyd bin Ali'yi kabul eden kol.

İsmaililik (Yedicidir): 7. İmam olarak İsmail'i kabul eden kol.

Karmatilik (Yedicidir): Fatımiler halifelerinin İmamlığını kabul etmeyen kol.

Dürzilik (Kısmen Yedicidir): Fatımiler 5. halifesi Hâkim'i Allah olarak kabul eden kol.

Nizarilik (Yedicidir): Fatımiler 8. halifesi Mustansir'in oğullarından Nizar'ı kabul eden kol.

Mustalilik (Yedicidir): Fatımiler 8. halifesi Mustansir'in oğullarından Mustali'yi kabul eden kol.

Nusayrilik (Onikicidir): Ali'ye uluhiyet isnad eden gulat fırkası.

http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eia_Mezhebi

Ek Bilgi