Çocukluğu

Sütanneye Verilmesi (M. 571)

Mekke'nin havası yeni doğan çocuklara ağır geldiği ve onların daha güzel dil öğrenmeleri için, civar yaylalardan gelen süt analarına verme âdeti vardı. Bu âdet üzere Mekke'ye yine bir çok kadın gelmiş hepsi birer çocuk almışlardı. Bunların içinde merkebinin çok kötürüm

olması sebebi ile Halime bir çocuk alamamıştı. Kendisine Peygamberimiz Aleyhisselâm teklif edilince de, yetim olması sebebiyle pek kârlı bir iş olmaz diye düşünmüş, fakat sonradan aldığına çok sevinmişti. Çünkü O'nun gelmesiyle evinde malında bereket artmış, her şeylerine bolluk gelmişti. Hazreti Halime ve kocası ondaki üstün vasıfları sezerek bir şey olmaması için üzerinde titrie-mişlerdi.

Sütanne, Annesine Teslim Ediyor (M.575)

Peygamberimiz Aleyhisselâm beş yaşma basıncaya kadar, bu aile içerisinde kalmış, süt kardeşi Şeyma ile beraber büyümüştür. Daha sonra Hazreti Halime getirip validesine teslim etmiştir. Peygamberimiz Aleyhisselâm süt annesine karşı hayatı boyunca hürmet ve ikramda bulunmuştur. Süt kızkardeşi Şeyma'ya karşı da nasıl vefakâr davrandığı Huneyn savaşı sonunda görülmüştür..

Annesini Kaybediyor ( M.577)

Peygamberimiz Aleyhisselâm, süt anasından geldikten sonra iki sene annesi ile beraber kaldı. Hazreti Âmine, oğlu ve kölesi ile beraber Medine'ye gidip Hazreti Abdullah'ın kabrini ziyaret etmek istedi. Bu maksatla yola çıktılar, Medine'ye ulaştılar. Ziyaretlerini yaptıktan sonra, geri dönerken Medine yakınlarındaki Ebvâ köyünde hastalanan Hazreti Âmine 576 veya 577 yılında vefat etti.

Dedesinin Himayesinde (M.577)

Babasından sonra, altı yaşında anasından da yetim kalan Peygamberimiz Aleyhisseİâm'ı kölesi Ümmü Eymen Mekke'ye getirip dedesi Abdülmuttalib'e teslim etti.

Validesinin vefatından sonra Peygamberimiz Aleyhisselâm, dedesi Abdulmuttalib'in yanında kaldı. Hizmeti ile cariye Ümmü Eymen uğraştı.

Ebû Talibin Yanında (M.579)

Peygamber Efendimiz, İki sene geçip sekiz yaşına geldiği zaman, dedesi Kureyşin reisi Abdülmuttalipde vefat etti. O vefat ederken oğulları içinde Ebû Talib'e, yeğenine bakmak vazifesini verdi.

Amcası Ebû Tâlib, ona baba yakınlığı gösterir ve diğer öz oğullarından daha iyi bakar, her şeyden esirgerdi. Çünkü Peygamberimizin; evinin, malının bereketi olduğunu görüyor, kendisindeki ileriye ait halleri seziyordu. Peygamberimiz Aleyhisselâm bir müddet amcasının koyunlarını güderek, amcasına yardımcı olmuştur.