Moskova Antlaşması

Moskova Antlaşması

İstiklâl Harbi esnasında TBMM hükümeti ile SSCB hükümeti arasında 16 Mart 1921 tarihinde yapılan antlaşma.

Rus Çarlığı, 1917 İhtilâliyle yıkılınca, 7 Kasım 1917’de komünistler idareyi ele almışlar, fakat dünya kamuoyunda yalnız kalmışlardı. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, siyasi müttefik arıyordu. Yeni idareyi dış dünyaya tanıtıp, taraftar toplamak istiyordu, İstanbul ve Ankara’ya da temsilci gönderip propaganda yaptırıyordu.

Dünya kamuoyundaki siyasi yalnızlıkları, TBMM ile SSCB’yi birbirine yaklaştırdı. TBMM, Batı Anadolu’da Yunanlılara karşı muharebe cepheleri açabilmek için, doğu cephesinde barışı temin ederek, buradaki komuta kademesini; asker, teçhizat, silah ve mühimmatı batıya sevk etmek istiyordu. Doğu Anadolu’dan Ermeniler atılıp, 2 Aralık 1920’de imzalanan Gümrü Antlaşması ile Sürmeli Sancağı (Tuzluca, Iğdır, Ardahan) kurtarıldı. İran ve Çıldır arasındaki bugünkü Kars ili hudut kesildi.

Sovyet Dışişleri Bakanı ve Komiseri Çiçerin’in verdiği nota ve bunu takip eden devrede Sovyet Devlet Başkanı Lenin’in TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa'ya gönderdiği mektup, iki yeni hükümetin arasındaki anlaşmazlıkları kaldırdı.

2. Trablus ve Bingazi, yeni kanun ve özel düzenle yönetilecektir.

TBMM adına Yusuf Kemal ile Dr. Rıza Nur beyler ve Moskova Büyükelçisi Ali Fuad Paşa; SSCB hükümetinden de Dışişleri Bakanı ve Halk Komiseri Çiçerin, Karahan ve Celâl Korkmazof, Moskova’da bir araya gelerek on altı asıl, üç ek madde olarak hazırlanan antlaşmayı imzaladılar (16 Mart 1921).

Buna göre; Ruslar, Misâk-ı Millî'yi tanıyacaklardı. Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusyası arasındaki antlaşmaların ve kapitülasyonların kaldırılması kararlaştırıldı. Kars ve Ardahan Türkiye’ye bırakıldı. Türkçe okuyup yazmaları, mektep, basın-yayın ile Türk kültürüne bağlı kalmaları şartıyla Batum, Gürcistan’a; Nahçivan, Âzerbaycan’a bırakıldı. Antlaşma 22 Eylül 1921’de yürürlüğe girdi.

Moskova Antlaşmasıyla TBMM ve SSCB arasındaki birçok siyasi ve hukuki meselenin halledilmesi hedef tutuldu. İstiklâl Harbi esnasında bu durumdan sonra, Doğu hudutları emniyet altına alınarak, bütünüyle Batı Cephesine dönüldü.